28 Temmuz 2012 Cumartesi

The Dark Knight Rises-Nolan Veda :)


Bu yazı iliklerine kadar spoiler içerir bunu bil sonra gak guk deyü arkamdan konuşma :D

Geldik Nolan efendinin çektiği son Batman filmine. Nolan efendi gelene kadar senaryo, oyunculuk, müzikler ve hatta görsel efektler bakımından bitik filmlerdi Batman filmleri. Batman Beggins ile çok iyi bir başlangıç yapması ve Dark Knight ile zirveye yerleşmesi The Dark Knight Rises ile ilgili olan tüm beklentileri maksimuma çıkardı. Ben koltuğuma otururken böyle bir beklenti içerisinde değildim. Biliyordum ki büyük beklenti filmden alacağım zevki minimize edecekti. Gerçekten büyük beklentiyle gitseydim hayal kırıklığına uğramam da bayağı bi olasıymış hani :D

Film Hollywood standartları içerisinde çizgi romana sadık kalmaya çalışmış ama ne yazık ki pek becerememişler. Tabii bu pek kimsenin sikinde olan bi mevzu değildir sonuçta kaç kişi çizgi roman okuyor ki? Lakin uzaktan yakından serinin hikayesini az buçuk bilen biri olarak şunu demeliyim ki filmde çizgi romana daha fazla sadık kalsalarmış daha başarılı olurlarmış. Nitekim kendi yazdıkları senaryo mevcut hikayeyi yukarıya taşıyamamış ne yazık ki. Filmin başında gereksiz yere aşırı durağan bir seyir bulunmakta. Dark Knight filmi ile bağlantı kurmak için çoooook değerli bi sürü dakikayı heba etmişler. Bunun yerine Kedi Kadın ve Miranda Tate denen gacının hikayeye nasıl dahil olduğu daha açık seçik ve güzel bir biçimde anlatılabilirdi. Herkesin ezbere bildiği Dark Knight filminden sahnelere ve Harvey Dent denen yavşağa o kadar atıfta bulunmana heç gerek yoktu Nolan abiciğim.

Filmin ortalarına doğru kabuğuna çekilen Batman’in piyasaya nasıl geri döndüğünü izlemekteyiz. Bu sahneler de ortalama kıvamda ve beklenen gazı bünyeye zerk edememektedir. Tabii Batman’in emrine verilen yeni oyuncakları sevdiğimizi belirtmeyi de ihmal etmemek lazım bu arada :)) İzleyiciye Kedi Kadın fazla tanıtılmadığı için seriyi bilmeyenler bu Kedi Kadın gacısının Bane konusunda neden Batman’e kazık attığını falan sorgulamıştır büyük ihtimalle. Çünkü bu Kedi Kadın o kadar kötülük ediyor her türlü kazığı atıyor hatta adamın başına bu kadar iş açılmasının falan en büyük sebebi ama tutuyor Batman abimiz film boyunca “içinde bundan fazlası var biliyorum” gibi bişeyler söyleyip duruyordu. Lan insanın babası olsa evladını bu kadar affedip de cesaretlendirmeye çalışmaz :)) Anlat amq Kedi Kadın nedir nasıl bir Femme Fatale’dir. Nasıl sadece kendi çıkarını düşünür, hırsızdır, insanları baştan çıkarır ve onları kullanır. Neyse Nolan’a akıl vere vere bendeki bitecek amq bi soluklanayım.

Bir de Bane mevzusu var tabii değinmeden geçemeyeceğimiz. Filmin başında baya bi çatlıyorsunuz kim lan bu Bane nerden çıkmış nerden fırlamış ne ayaktır bu adam diye. İlerleyen aşamalarda cevabınızı çoğunlukla alıyorsunuz. Lakin bu adam neden maske takıyor ve maske takmasına neden olan hastalık nedir üstün körü geçilmiş. Neticede her 20-30 kişiden dayak yiyen adam suratına maske takmıyor değil mi? O kuyuda bunu neyle nasıl dövdüler açıklasana, göstersene Nolancığım. Çizgi filmde Bane dediğiniz adam yarmanın tekidir, kas yığınıdır özel bi ilaç kullanmıştır ve çok güçlüdür. Burdaki Bane ise oyuncu seçiminden dolayı çok sönük bi vücuda sahiptir. Nolan Inception filmindeki elemanı kullanarak çocuğa belki bi harçlık parası çıkartmak istemiş olabilir ama izleyiciye yamuk yapmıştır bu adamı seçmekle. Bane dediğin adam Batman’i evire çevire dövmüş, maskesini parçalamış ve belini kırmış adamdır. Sen Buz Adam tadında bi eleman çıkar (ki buz adamı bile Arnold abimiz gibi kaslı bi yarma oynamıştır) ve Batman de şamar oğlanına dönsün, yoo yooo buna izin veremem Nolancığım :))

Bu yazı her ne kadar spoiler içerse de Miranda Tate konusunda fazla konuşmayacağım. Muhtemelen filme gitmeden önce okuyacaklar olacaklardır ve Tate ile ilgili bişeyler yazarsam alacakları tüm zevk piç olacaktır. Yine de şöyle bir eleştiriyi yapmadan geçemeyeceğim “ O nasıl bi ölümdür lan öyle siktiğimin evladı?” Hiç mi oyunculuk dersi almamış bu karı? O kadar tırt ölüm mü olur lan? :))

Filmin en büyük artıları yaşattığı görsel şöleni, gerçekten sağlam gaz parçalardan oluşan müzikleri, senaryosunun boşluksuz olması ve kendini iyi toparlaması ve kötü adam başarısıdır. Batman serisinde zaten ağırlıklı olarak kötü adamlar öyle para için dünyaya hükmetmek için falan kötülük yapmazlar. Genelde daha felsefik ve psikolojik bi nedenden ötürü böyle bi yola saparlar. Nolan en azından bu kısmı iyi kullanmış ve beni tatmin etmeyi başarabilmiştir. Haaa istesem yine itneliğine bişeyler sallarım da Hollywood dediğin kurum ve yaptığı işler ortada fazla da kasmamak gerekir. Her işin içine bi nükleer bomba sokmasalar ölürler zaten amın evlatları. Bi de füzyon reaktörü falan diyorlar, kafaları neyle güzel bu adamların anlamıyorum ki? Füzyon reaktörü dediğin şey öyle göt kadar bişey olsaydı Einstein amcan herhalde onu da yapıp göçerdi değil mi öte tarafa? :)) Neyse film bi alex pardon bi Dark Knight olmasa da 8,5-9 puan aralığında bi notla sinema tarihine geçecektir. Umarım Nolan über bir projeye çalıştığı için kendi sinematik yükselişini çok da çoşturmayan bu filmi çekmiştir diyeyim ve kapatayım :))